google-site-verification=dWXwv77Iolx4PtZsLDwpm7IfttyyEm25UiJPlxv7eIE google-site-verification=dWXwv77Iolx4PtZsLDwpm7IfttyyEm25UiJPlxv7eIE
  • mavigunes69

mavi güneş 69 buluşması


Saniki Stüdyosu Maslak'ta eski fotoğrafları karıştırırken aralarından bir fotoğraf çıktı. Fotoğrafta 2 kadın ve bir erkek ayaklarında çarıklar, yüzlerinde maskeler, altlarında şalvarla , ellerinde enstrümanları ile ilk görenleri bu da ne böyle dedirtecek cinstendi.

Gördüğüm fotoğrafı Murat Ertel'e gösterdim.

"Ooooooooooooo Mavi Güneş 69 fotoğrafı bulmuşsun" dedi.

Nedir Mavi Güneş 69 diye sordum.

Esentepe'de Sağlam Fikir sokakta oturuyorduk. 5 yaşındayken komşu kızları olan Esra ve Aslı ile kurduğum, benim radyo çaldığım onların ise dans ettiği oyun gibi takıldığımız ilk müzik grubum. Benim pikap ve radyo kullanarak, bir yandan da çalan parçaların üzerine değişik enstrümanlar kullanarak, kızların dans ettiği ve ev halkına gösteriler yaptığımız bir gruptu. Kurulduğu sene de dağıldı. Hiç unutmadığım ve beni etkileyen Mavi Güneş 69'un daha sonra 40. yılını da Cennet ve Bahar ile Ghetto'da bir performans ile kutladık. Bu da stüdyo çekiminden kalmış bir fotoğraf ne güzel!

Neden adı Mavi Güneş 69?

Anaokulunda bir gün ben mavi bir güneş çizdim. Hocam bana "güneş mavi olmaz" dedi. Eve geldim babam Mengü Ertel'e durumu anlattım. Babam bunu duyunca sinirlendi okula gitti ve öğretmenime; "Oğlumun hayal gücünü engelleyecek tabularınızı söylemeyin! Ben ressamım, tabii ki güneş mavi olur!" dedi ve benim gözlerimin önünde hayal gücümü destekleyen babamdan esinlenerek ismi Mavi Güneş oldu. 69 ise kuruluş senesi. Onu da 2009’da ekledim.


Bu hikayeyi dinleyince elbette çok etkilendim. Güneş mavi olmaz mı? Hayal gücünüz nerede?


Bu bakış açısı benim hayal dünyamda güçlü olduğum bir tarafı bir kere daha tetiklemişti. Bakış açınızı değiştirin, sizden farklı olan herşeyi kendi doğrularınıza kıyaslamayın ve şans verin.

Böylelikle bu gizemli dünya'nın kapısı aralanmıştı ve kapıdan içeri mavi güneş sızıyordu.



Benim hikayeme ne kadar benziyordu. O müzik yapıyordu ben dans ediyordum. 5 yaşında aile arasında dans ederken bir taraftan teyzemin kalçalarıma tülbent ile sardığı bardakların içine koyduğu kaşıkların sesi kulaklarıma geliyor beni daha da heyecanlandırıyordu...



Çocukluğum boyunca ve sonrasında da Bektaşi bir ailede büyümem sebebiyle halk dansları ile içli dışlı büyüdüm, Cemlerde aşıklar dem vurur, günümüzü geçmişi ve geleceği aydınlatacak nefesler okunur, semahlar dönülürdü... Cemlerde, düğünlerde ve kutlamalarda, sazla sözle, davulla zurnayla halaylar, semahlar ve oyun havaları ile kültür kuşaklar arasında akar, dilden dile nefeslerle ve hikayelerle zenginleşirdi...


Topraklarında doğup kültürünü özümsediğim coğrafya; müzikle ve dansla kutsanmak ve bugünden geleceğe yeniden yorumlanmak üzere beni sanki bir yerlere çağırıyordu...


Müzik ve dans; uçsuz bucaksız okyanusla, sonsuz gökyüzü gibi birbirini tamamlıyor, ufukta birleştikleri nokta ise buluşma yerimiz oluyordu...



Eğer bir şey, sadece bir şey hayatınızda tutku haline geldiyse; hayat size karşı muhteşem güzelliklere gebedir ve bütün güzelliği ile tutkunuzu kaybetmediğiniz sürece yanı başınızda doğurmaya devam eder...


Murat ile BaBa ZuLa'da yollarımız kesiştiğinde tutkularımızla hayat bizi kutsadı ve uzun bir yolculuğa başladık ancak Mavi Güneş 69 her ikimizin çocukluğuna dokunan bir sihirdi...



Mavi Güneş 69 bizim yeni yorumumuzla bir perdenin arkasında mavi ışığın altında geçiyor. Müzikten yükselen titreşimler perde üzerine yansıyan dans eden gölgelerimiz gizemli bir hal alıyor. Gölge oyununu da çocukken tıpkı dansı sevdiğim gibi Karagöz, Hacivat ve Zenne'den sebep çok sever, perdenin arkasında olan bitene akıl sır erdiremez yine de izlemekten kendimi alamazdım...


Seneler sonra hayalini kurduğum ve sevdiğim gölge ve dans mavi güneş 69 'un ta kendisiydi...



2011 yılında yolumuz Ottomobil projesi ile kesişti. Ottomobil; Brezilya'dan Uruguay ve Arjantin'e uzanan Türk mutfağı ve Türk müziği üzerine 40 günlük bir proje için yanlarına da Türk sanatçıları alıp maceraya gidiyordu. 15 gününe dahil olduk. İstanbul Sao Paulo uçak yolculuğu sonrası karavanla karayolundan 18 saat süren başka bir yolculuk ile geldiğimiz Florianapolis'te o gece yaptığımız performans sabah 5 te polis tarafından dağıtıldı.

Ertesi gün nerde çalalım nerde çalalım diye düşünürken Atlas okyanusu kenarındaki dojolardan birini sahne yaparak tam da benim doğum günümde ve dolunayda okyanusa karşı bir kere daha doğdu Mavi Güneş...

Kadrosu; bas ve elektronik aletlerde Can Aydemir, saz ve elektronik aletlerde Murat Ertel ve dans ve vokalde ise esmasultan'dan oluşuyordu.

Brezilya dönüşü Ottomobil’in son durak partisinde İstanbul küçük Otto’da aynı kadro ile güney Amerika projesinin kapanışını yaptık.



2012 Ağustos ayında Milas'tayız. Ben oğlumuz Eren Devran'a 8 aylık hamileyim. Milas Belediyesi kültür merkezinde verdiğimiz konserde fotoğrafçı Mehmet Nergiz ile birlikte çalıştık. Kendisi bizimle Milas'ı yorumladığı fotoğraflarını paylaşırken biz de basta Can Aydemir, saz ve elektroniklerde OME, dansta esmasultan ve Umi Deniz ile esmasultan'ın karnındaki Eren Devran’ı da bu projeye dahil ettik... Çocuklarımızın doğumu ile ben bir ara verdim...


Ara Verdiğimiz dönemde Eren Devran'a okuduğum Pertev Naili Boratav'ın Tekerlemeler adlı bir kitabı vardı. Tekerlemeler ve masallar okurdum uzun girişleri olan, daha masal başlamadan türlü türlü maceralar yaşayan insanlarla hayvanlarla tanıştım. Eren Devran'ı pire olan bir berberle tanıştırırken aslında ben de anamın beşiğini tıngır mıngır sallıyordum.

Performans sırasında okuduğum masallar ve tekerlemeler, halk dilinden ve kültüründen toplanmış, nesilden nesile geçememiş, artık kimsenin fazlasıyla bilmediği ama bu topraklarda doğmuş ve onca çocuk büyütmüş...


Dilden dile dolaşan bu hikayeler Mavi Güneş 69 ile birlikte yeniden doğuyor, hikayeler gelişiyor ve yeniden yorumlanıyor.


Sonrasında Murat'ın Theremin çalmasıyla büyülendim ! İlk gördüğümde beni şaşkına çeviren, algımı zorlayan bir enstrüman. Theremin'e dokunmuyorsun ama çalıyorsun, üstelik etrafında dans ediyorsun (evet evet dans ediyorsun) vücudunun hareketine göre sesler duyuyorsun. Geriden baslar, yakından tizler... Üstelik ellerinle ses kontrolü tamamen sende...


Performans sırasında duyacağınız bir takım sesler vücudumdan yayılan titreşimlerle Theremin'in konuşması olabilir.


Mavi Güneş 69 olarak bazen kendi şarkılarımızı bazen ise kültürümüzden hikayelerimizle dünyanın başka coğrafyalarında doğmaya devam ederken, kendi şarkılarımız bugünden geleceğe, duyduğunuz hikayeler ise yüz yıllardır bu topraklarda dilden dile geçer.


Esma Ertel

İstanbul

24 views